| Kazım Karaca:"İşte O Zaman Ağrı'ya Göç Gerçekleşir." |
|
|
|
| Yazar Editör | ||||||||||||||||||||||||||||||
| 03 04 2008 | ||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye’nin en doğusun da bulunan serhat şehri Ağrı, kişi başına milli hâsılada hala bin doların altında, kendi kendine yetemeyen, işsizine iş veremeyen, mevcut üretimini iyileştirip, geliştirerek büyütemeyen, başta cadde, sokak, park, bahçe, temizlik altyapı olmak üzere, yaşanacak bir beldeye yakışır, kent olabilme kriterlerini yerine getiremeyen, kalkınmasıyla ilgili yakın zamanda da ümitsiz konumda olan bir ildir.Ağrı’nın kalkınması ve gelişmesiyle ilgili geçmiş yıllarda yapılanlar, daha doğrusu yapılmayan ve yapılamayanlar, gelecekte de umutları kırmıştır. Geçen zaman içerisinde sahip olduğumuz genç nüfusa, bir meslek kazandırılamamış ve üretime yönlendirilememiştir. Değerlendirilmesi gereken bu potansiyel atıl kalmış ve netice olarak genç işgücümüz vasıfsız hale düşmüştür. Bugün, hayvancılık ve tarım dibe vurmuş ekonomi sarsılmış, ticaret zayıflamış esnaf kirasını telefon, bağ kur ve SSK primlerini ödeyemez duruma düşmüştür. Kalkınmada öncelikli illere uygulanan teşvik yasası çıktığı günden beri, Ağrı’ya hiçbir fayda sağlamamış, aksine yatırım yapılmaması gereken bir il olduğunu perçinletmiştir. Örneğimiz ilimizde 3 yıl kadar kalan 130 bayan 20 erkek olmak üzere 150 işçi çalıştıran tekstil fabrikasıdır. Çıraklık eğitimi çalışmalarıyla ilimizden tekstil sektörüne kalifiye eleman da yetiştiren bu tesisin, Ağrı’dan çıkışının sebeplerini işçi ve bölgesel olumsuzluklarla, yaşadığı sıkıntı ve sorunların iyi tahlil edilmesi gereklidir. Çünkü bu tesisin ilimizdeki faaliyeti diğer girişimci firmalar tarafından gözaltı edilmiş takip edilip araştırılıp incelenmiştir. Gerek deneyim geçiren söz konusu tekstil firması ve gerekse ilimizi tanıyan ve araştıran firmalar, eğer gerçek cazibe oluşturan yasa olmazsa, mevcut yürürlükte ki teşvik imkânlarının artırılması sonucunda dahi, buraya yatırım yapmayacağı kanaati bizde hâkimdir. Mevcut ilimizde bulunan yatırımların, tesislerin içler acısı hali ortadadır. Ekonomi imdat sinyalleri çalarak yokuş aşağı son sürat iniştedir. Bu durumda Ağrı’ya nasıl girişimci davet edip yatırım yaptıracağız, nasıl kandırıp tesis kurduracağımız bir meseledir. Ancak şunu unutmamalıyız ki özel sektörün girişimcinin yapmayacağı iş, gidemeyeceği yer yoktur, yeter ki siz ona karlılığı istikbal ve güveni hissettirin. Bölgemizde mevcut yatırımların gelişmesi, üretimin rekabet düzeyine erişip iç ve dış piyasalara ulaşması, dışarıdan ilimize yatırımların yeni tesislerin gelmesi isteniyorsa, bu ancak uygulanacak yeni teşvik ve uygulamalarla mümkün olabilir. Kalkınmada acil il statüsünde değerlendirilerek, Ağrı’ya uygulanacak olan teşvik yasası asıl hedefe yönelik ve gerçek yatırımcıyı pişman ve mahcup etmeyecek karakterde olmalıdır. Bilindiği gibi yatırım, kendisinde uzun vade de istikbal görmelidir. Yatırım denen faaliyet, sadece yatırımın gerçekleşmesiyle bitmeyeceğinden devamlılığın sağlanması ve ayakta kalıp piyasa şartlarında rekabet edebilecek, gücünü sürekli koruyabilecek bir yapıya kavuşmasıyla mümkün olacağından, teşvikin ileri yıllarda da devamlılığı gereklidir. Bu amaçla; 1- İlimizde bulunan mevcut ve yapılacak olan yeni tesis işletme ve yatırımlardan vergi alınmamalı, 2- Asgari ücret zorunluluğu ilimizde uygulanmamalı, 3- İlimizde çalışan yönetici ve kamu görevlilerinden de vergi kesilmemeli, ücretleri tatmin edici düzeyde il farkı olarak artırılmalı. 4- Doğal gaz altyapısı devlet tarafından yapılmalı mesken işyeri ve tesislere dağıtımı gerçekleştirilmeli, 5- Kullanılan elektrik ve doğalgaz da il genelinde indirime gidilmeli, yatırımlarda ve tesislerde çok özel fiyat uygulanmalı, 6- İlimizde ki yatırımlar emlak vergisinden muaf olmalı, kullanılan su ücretsiz olmalı, 7- Ağrı il sınırları tümüyle organik tarım alanı ilan edilmeli, her türlü hayvan ve tarımsal ürünler organik olarak üretilmeli, 8- Hayvancılık uzmanlar tarafından projeli olarak yapılmalı, eğitimli yetiştirici ve besici girişimci guruplar oluşturulmalı, 9- Ağrı Organik hayvancılık konusunda marka olabilme ve hedefini yurtdışına taşıyabilmeye yönlendirilmeli, 10- Ağrı Dağı Üniversitemiz de en kısa zamanda hayvancılık bölümü açılması için girişim gerçekleştirilmeli, 11- Tarım ve hayvancılıkla ilgili meslek okulu açılmalı, 12- Uzun yıllardır sürüncemede kalan Kars – Kağızman yolu bitirilmeli Van yolu bağlantısını sağlayan şehir içi yol genişletilmesi yapılıp bulvar haline dönüştürülmeli, 13- Uçak Karayolu ulaşımı, kargo taşımacılığı her gün için kolay olacak şekilde düzenlenmeli, 14- Demiryolu ağı, Ağrı’ya devam ettirilmeli İran’la bağlantı sağlanmalı, Şayet çalışmalar ve uygulamalar bu yönde gerçekleşirse, o zaman Ağrı’da cazibenin olduğu gerçeği görülecek, küresel ısınmadan kaynaklanan kuraklıktan en az etkilenecek olan Ağrı’ya, tersine göçle hücum başlayacaktır. Ağrı’nın kalkınarak gelişmesini tamamlayıp modern kent olabilmesinin gereği cazibe merkezi durumunu kazanmaksa, yatırım ve yaşanacak bölge tercihin de sıralamaya girmeye adaysa, ana hatlarıyla bir kısmını yukarıda belirtmeye çalıştığımız tedbir ve uygulamalar kaçınılmazdır. Kazım Karaca Nisan 2008 Favori olarak ekle (6) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 260
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Bugün | 107 |
| Dün | 686 |
| Bu Hafta | 3707 |
| Bu Ay | 3707 |
| Toplam | 205867 |