| DOĞUBAYAZIT'IN KÜLTÜR ABİDESİ İSMET ÖZTÜRK'ÜN 1.ÖLÜM YILDÖNÜMÜ |
|
|
|
| Yazar Editör | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 09 01 2008 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Baba Abdullah, Anne Halise'den olma, 5 kardeşin en büyüğüdür. Üstat ilk mektebi o zaman, Yukarı Beyazıt'ta okudu. Orta okulu ise, Ağrı'da okudu. 1938 yılında orta okulu bitiren üstat Erzurum Lisesinde lise öğrenimine başladı. Ancak, ailevi sebeplerden dolayı liseyi terk eder. Doğubayazıt'ta radyo tamirciliğine başladı. 1942 senesinde, yani 2. Dünya Savaşının rüzgarı estiği bir dönemde askerliğe alındı. Askerliğini Kütahya, İstanbul ve Eskişehir de tamamlayan üstat terhisten sonra bir süre Doğubayazıt'ta radyo tamirciliği yaptı.
Daha sonra Eskişehir Sağlık Müdürlüğünde Muavenet memurluğu yapan üstat, Ağrı Sağlık Müdürlüğünde ayniyat
Üstat'ın Ankara Radyo evinde çalıştığı sürede bestelerini ünlü ses sanatkarı Aliye Akkılıç'a vermek suretiyle sesini Türkiye ye duyurdu. Bu arada ünlü ses sanatkarı Saniye Can da üstat'ın bir eserini seslendirme olanağını buldu. Üstat'ın türkülerini genellikle Muzaffer Sarısözen notalaştırmıştır. Üstat'ın ilk olarak sazla tanışması askerlik yaptığı döneme isabet eder. Orada saza merak saran üstat sazı tam manasıyla kavrar ve bestelerini çoğu askerlik yaptığı döneme isabet eder. Üstat savaş rüzgarlarının estiği dönemlerdeki askerlik dönemini şu mısralarla dile getirir.
Maske, sırt çantası Matara, tüfek Yükselen karta olacak bir denk Ne derman bırakır, ne iyi bir renk Haydi hep birlikte diyelim Gel teskere gel
23-24 en güzel yaşlar Neşe ve saadetler bu yaşta başlar Nişanlı, sevgili, anne, kardeş Haydi hep birlikte diyelim Gel teskere gel
Ağrı dağı buzludur Etraf çimen sazlıdır Benim sevgili yarim Ezelden nazlıdır
Ağrı'nın kara taşı Eser dumanlı başı Yarimden merhamet yok Silinmez gözüm yaşı
Ağrı'nın önü kamış Elvan elvan uzanmış Benim muhannet yarim Eller sözüne kanmış
Loy loy loy loy Limin limin loy
Üstat'ın bestelerindeki ilham kaynağı yöredir. Üstat aşık olduğu "Aliye" isimli genç kıza ( bu kızın ünlü ses sanatkarı Aliye Kılıç olduğu söylenmektedir.) aşkını anlatmak için bir çok türkü bestelemiştir. Bunlardan biri "Çıktım Saray Köşküne" bestesidir.
Çıktım saray köşküne Düşmüşüm yar aşkına İstedim vermediler Allah Billah aşkına
Yara beni yara beni Öldürür bu yara beni Ben bir yar için ağlarım Götürün yâra beni
Oda senin oda senin Döşenmiş oda senin Ne istersin sevgilim Bir canım var oda senin
Üstat aynı zamanda bir taşlama uzmanıdır. Taşlamaları genellikle dörtlük şeklindedir. Üstat'ın "Esnaf taşlamaları" ünlüdür.
Faik çavuş okur ezan Kazım Özkan verir düzen Ekrem Şahin evden bezen Medet hey Allah'ım medet!
Baba Eren köşk peşinde Bekir Çakan aşk peşinde Şaban Özkan meşk peşinde Medet hey Allah'ım medet!
Yardımcılardan Hasan Bey Yolda gider söye söye On günde bir kaçar köye Medet hey Allah'ım medet!
İsmet Öztürk tatlı dilli Bir sazı var sekiz telli Telat Öztürk oynar çifte telli Medet hey Allah'ım medet!
Üstat aynı zamanda destan konusunda hayli hünerlidir. Üstat'ın yazdığı destanlardan biri Belediye destanıdır.
Gittim Belediye ye söyledim derdimi Birde yazı ile dilekçe verdim Bütün olayları önüne serdim Halden bilmeyenlerin haline vay vay!
Sular idaresi çok faal oldu İçtiğimiz sulara lağımlar doldu Kana kana içenler şifayı buldu Hastaneye düşenin haline vay vay!
Gittim mezkur yerde yoktu müdür Dediler muhasip Kemal beyi gör Evvela dairemin önünü süpür Çöpçü olmayanların haline vay vay!
Çok temiz caddeler, sokaklar, yollar Herkes çukurdan kendini kollar Doldu hastaneler kırılmış beller Alçıya girenlerin haline vay vay!
Üstat'ın ilk bestelediği türkü hiç şüphesiz halen tazeliğini günümüzde de koruyan "Ağrı Dağından uçtum" dur. Bu türkünün öyküsü de şöyle; Üstat yolculuk yaparken Sivas'ın Hafik ilçesinde araç arızalanır. Üstat aracın muavininin "yatak sardık" sözünü Hafik te gece kalacakları şeklinde algılar. Daha sonra bir kahvehaneye gider, kahvehanenin duvarında asılı sazları görür. Kahve sahibi üstat'ın sazları incelediğini görünce bir sazı duvardan indirir üstat'a verir. Üstat o anda bestelediği türküyü okur;
Ağrı Dağından uçtum Çayır çimene düştüm Ne belalı başım var Vefasız yare düştüm
Ağrı'nın önü pınar Hep kuşlar ona konar Bugün yari görmedim Yüreğim ona yanar
Ağrı Dağının kurdu Atım terledi durdu Karşıdan gelen dilber Beni yürekten vurdu.
Belli bir döneme kadar yörede söylenen halk türküleri notaya geçirilmemiştir. Yöresel türkülerin derlemesi üstat İsmet Öztürk ile başlar. Rahat uyu üstat! Siz daima kalplerde yaşayacaksınız!
Doğubayazıt Halkın Sesi Gazetesinden Barış Beyazıt’ın haberi… Favori olarak ekle (12) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 457
Yorum yaz
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6 |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( 09 01 2008 ) | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Bugün | 507 |
| Dün | 584 |
| Bu Hafta | 1684 |
| Bu Ay | 11604 |
| Toplam | 195552 |